26 Mart 2007 Pazartesi

yağmur,cengiz özkan,tembel ben,ders

haftasonu çok sevimsiz geçti.apranax fort ve sıcak su torbası en yakın arkadaşlarım oldular yine.sadece cumartesi günü dışarı çıktım minnoşla.üstelik hiç ders çalışmadım.kendimi yorgun ve suçlu hissediyorum.ben bunu çok sık hissediyorum.

dışarda çok güzel bir yağmur var.hava biraz kapalı burda ama soğuk değil.tam çalışma havası işte.gerçi benim için pek farketmez bütün hava koşullarında en sevdiğim evde olmaktır.dışarda olduğum zamanlar eve geri döneceğimi düşününce ohhh derim ben hep,sevinirim buna.neyse ben uzatmayıp çalışmaya devam edeyim.ama bir de cengiz özkan dinleyip sesiyle mutlu olayım.cengiz abi hastayım sana.çok güzel söylüyosun,çok.napim terbiyesizim ama öyle.

bana iyi çalışmalar.

22 Mart 2007 Perşembe


bir dost gidince,acısı kalınca...


''kime anlatsam anlar beni şimdi
kim tanır kokumdan
gülüşümle kim ısınır
kim sarar beni-bıraktığın yerden-
kimsem yok
sen yoksan .

kimse tanımaz benim cumhuriyetimi şimdi
kimse bilmez haritada ki yerimi.
hangi denizin kıyısındayım
hangi dağ yükselir içimden
hangi nehir akar gözümden
hangi yalnızlığa komşuyum
toprağımdaki tohum kimden hatıra
hangi rüzgarda yarıldı göğsüm
kim bilecek ?

sen yoksun
tesellim yok.''
arzu.seni çok özledim.herşey birikiyor sen yokken.iyileştiremiyorum ki ben sensiz bu olanları,başıma gelenleri,başıma getirdiklerimi.sen olsan sen olsan sen olsan gittiğinden beri hep bunu düşünüyorum.sen olsan,buna çok ihtiyacım var.artık her zamankinden daha çok.

20 Mart 2007 Salı

sonunda becerebildim.
haftada üç gün almanca özel derse başladım.izmit de.

17 Mart 2007 Cumartesi

elmalı şeker

bazen elmalı şeker bile tatlı olmayabilir.çünkü üretici kötü niyetlidir,şekerini bol katar ve o kırmızı renginide ama içindeki elma bulunabilecek en kötü elmadır.böyle durumlarda elmalı şekerin ,şekerli o güzel kırmızısını afiyetle yedikten sonra elmasını savurmak gerekir çöpe.hem homurdanarak hem de şöyle havalı bir edayla.rahatlatır,iyi gelir. ama bunu hayat için ,kişiler için uygulayamayabilirsin.şekerini yedik elmasını boşverelim diyemezsin.işin özü elmadır şeker değil bunu bilmelisin.herkesin elma şekeri kötü çıkabilir,bu bir risktir.hayat böyle sürer.kırmızı elma şekeri şurubuna aldanmamak gerekir,anlamak gerekir elmanın bile içindekini...

içimiz ve dışımız daha cok olmalı aynası birbirinin ya ,biz nedense saklandıkca saklanıyoruz kendimize.kime baksam buğulu aynası ve kime söylemek istesem sözlerimi sanki kaybolmuş gözleri.bu kadar çok saklanacaksak neden hala yeryüzünü işgal ediyoruz anlamıyorum ve bunca gürültü neden?ben bugünlerde hiçbirşey anlamıyorum,uzlaşamıyorum dünyayla elimde değil.

"eskilerden ama hala degişen birşey yoklardan..."

9 Mart 2007 Cuma

her sabah yenileniyordu kendini. şimdi uzaklarda yenileyecek. ben şaşıracağım.pencereden bakan bakışım şaşıracak. ağaçlarda asılı kalacak. ben en çok buna şaşıracacağım. yeni sabahlarım olacak, yeni bir yabancılık duygum.yeni bir özlem istasyonum.ben bunları seveceğim, iyi gelecekler bana.

iyi gelsinler bana.


3 Mart 2007 Cumartesi

bekle beni Donau...





Hergün resimlere bakıyorum hemen hemen.Resimlerine bakmak sanki beni oralara yakınlaştırıyor gibi bir kandırmaca yaşıyorum belki.Bu kandırmacayı seviyorum. Sevilesi yer olduğundan değil.Orada henüz başlamış ve yarım bırakılmış bir masalım var.Bu masal bana sevdirir oraları.Kokusunu duyarım ben baktıkça resimlere her anın.Burnumda tüter keskin soğuk akşamüstlerinin kokusu ya da nemli toprakların yeşil kokusu.
Bekle beni Donau,kıyılarında çok dertleşeceğiz.Biliyorum...

ilk adım

Evet bu bir ilk adım sayılır.Uzun sürecek bir öğrenme sürecinin ilk adımı.
Canım arkadaşımla A. ile almanca çalışmaya başlıyoruz bugün.O Almanya'da ben Türkiye'de internet üzerinden almanca.İstanbuldaki almanca kursları beni delirtince bari beraber çalışmaya başlayalım yeni sınıf açılınca başlarsın kursa dedi.Nasıl bişeyse artık iki aydır beni -kitty wu hanım haftaya başlıcak,yok bu haftada başlayamadık en kısa zamanda inşallah-derken oyalayıp duruyolar.Çok uzun süren yani bir kur 4,5 ay süren kurslarada ben gitmek istemiyorum.Bakarsın Almanya bana vize verir nisan da bende hemen kaçarım oracıktan canımın yanına. Neyse ki A. kendi çekmekte olduğu sıkıntılar yüzünden beni hiç yalnız bırakmıyor bu konuda.Tatlı arkadaşım benim bıraksaydın sürünseydim aslında.Belki aklım başıma gelirmiydi?Mümkün degil di mi?Evet , kabul ediyorum degil.Zaten sende bunu bildiğin için elinden geleni yapıyosun biliyorum.Fedakar arkadaşım benim...


Almanca öğrenmeye benim kadar hevesli başka biri yoktur şu anda bence.O kadar uzadı ki bu kurs işi çok sıkıldım artık ya.Yani şöyle evde dizini kırıp çalışmaklada olmuyor ki.Hem zaten ben kendi kendine çalışmayı yani almanca çalışmayı başarabilecek biri değilim.Konsantre olmam saatler alır ve dakikalar içinde dağılır zaten.off sıkıldım der kalkarım hemen başından.Biliyorum daha önce denedim.Ama kursa gidicem ve öğrenicem.Çok çalışıcam söz veriyorum kendime.Gidipde gurbet ellerde yıllar boyu etrafa bön bön bakmıcam ,baksamda sebebi almanca bilmemem olmayacak.Tamam hemen olmayacak ama yavaş yavaş çözülecek dilim.E birazda
sabırlı olucam. Yapmalıyım yoksa çok mutsuz olurum hep.



ÖĞRENİCEM SENİ ALMANCA.KAÇMA BENDEN.

2 Mart 2007 Cuma

ayrılık ateşten bir ok

Bugünlerde ne yapsam tadı tuzu olmayan günleri tüketmeye çalısıyorum daha çok.Ve bugünler tüketmekle bitmiyor. Sanki hergün bitermiş gibi yaparken peşine aslında daha fazlası ekleniyor.Ben tüketmeye çalıştıkça çoğalıyor sanki.Düşününce diyorum ki yanlış yapıyosun tadını çıkar,boşa harcama olağanmış gibi davran, beklemek ve tüketmek fikrini aklından çıkar ve öyle yaşa.Ama yok.Tadı yok.Sanki bir boşluk var içimde ve o boşlukdan akıp gidiyor aldığım nefesin yarısı.aAklım ve bedenim anlaşamıyorlar hangi koşullarda yaşamaları gerektiği konusunda.Ruhumu hiç konuşmasak daha iyi.Beklemekden yoruldum.Elimden hiçbirşey gelmemesinden çok yoruldum.

Ve bu durumda ayrılığın ateşten okunu saplamak istiyorum bir ülkenin tam yüreğine.Gereken herkese dokunsun orda acıtsın.Uğraştırmasın beni yasalar,kurallar sistem,kişiler.Alın size ok.Batırın.