Serra ve yataginin nadiren kavustugu bu ani kacirmak istemedim.Bu büyük ama kisa bulusmanin sebebi Serranin hasta olmasiydi.Serra gündüz kafasina göre yatagina girip cikiyor bazen.Cok kalmiyor zaten hicbiryerde cok kalamaz kurtlari kaynar.Geceleri tenezzül bile etmiyor kocaman yatak varken napsin orada di mi?Zaten ben bu yatagi neden aldik hic anlamadim.Bebek arabasi, araba koltugu ,yatak ,yorgan,nevresimler ve daha bircoklari gibi.Ne salakmisim...
12 Aralık 2009 Cumartesi
20 Kasım 2009 Cuma
Icimdeki herseyi söylesem,dilimin ucuna geleni beklemeye almadan ne var ne yoksa siyirsam dibimi temizlesem.
Su kisacik hayatta kücük melegimden baska hicbir seyi takmasam,artik ögrensem kendimi bosuna üzmemeyi biraz suyu akisina biraksam ne olursa olsun diyebilsem.
Olmazin pesine düsenleri durdurmaya calisirken yaralanmak yerine cekilmeyi bilsem kenara,sadece desemki yanlisa düsecek yolun.
Oysaki ben bugünlerde,
birikiyorum akacak yatagim yok...
18 Kasım 2009 Çarşamba
Dandini Dandini
Serrayla biz cok sevdik.Bugünlerde Serranin en cok istedigi daha dogrusu buyurdugu sey AC,NAY NAY AC! Müzikle arasi hep iyiydi ama teyzesiyle tvde klip izlemeye alisinca elinde kumadayla gelip anne ac nay nay diye buyurur oldu.Ben onu tvdeki sacma kliplerden uzak tutmaya calisirken cikti karsimiza bu facebookda.Cok da hosumuza gitti.Serrayi Serdar Mortac dan uzak tutmak icin iyi bir secenek gibi geldi bana:)
http://
16 Kasım 2009 Pazartesi
29 Ekim 2009 Perşembe
Ben:Dit dit bit bit cit cit .....serracim daha kac kez söylemeliyim?
Serra: Döyt
Ben: Ilker saat kac olmus?
Serra:Döyt
Ben:Beni nekadar seviyorsun annecim?
Serra:Döyt
Bu döyt cok tatli bi döyt.Serra teyzesiyle spor yaparken saymayi ögrenmis ama sadece sira dörde gelince söylüyor.Mesela birlikte merdivenlerden inip cikarken sayiyoruz Serra sadece dörtleri söylüyor.Icinde ne kadar, ne zaman ,kac taneyle baslayan bir soru cümlesi duysa hemen cevapliyor döyt diye.
Döyt döyt döyt...
05 Ekim 2009 Pazartesi
SÜTCÜL...
Kardesimin gelisi ve ilkerin degisen is saatleriyle bizim evin havasi bir güzellesiverdiki sormayin.Serramin bitmek bilmeyen dis sancilari ikimizede o kadar cok yormustuki birine gercekten ihtiyacimiz varmis bunu simdi daha iyi anliyorum.Minik cadi teyzesiyle bir mutluki sormayin .Sedanin geldigi ilk gün kendini yatakda ordan oraya atip sevinisi hala gözlerimde sele sebep olacak kadar mutluluk vericiydi.Cocugum hakketten cok bunalmis hep benle olmaktan hakli olaraktan.
Serra iki gecedir teyzesinin kucaginda sallanarak uyuyor.Önce bir güzel battaniyeye sardiriyor kendini sonrada ninniler anneden sallama teyzeden öyle televizyon falan acik umursamadan uyuyup kaliyor.Yataga yatirincada uyanmiyor üstelik.Yazinca cok normal birseymis gibi geliyor ama bu bizim icin olaganüstü bir durum.Emmeden, anneden ayri ve ustelik sallanarak uyumak.Meger cocugun derdi teyzesinin kucaginda battaniyeye sarilip sallanmakmis.Bilememisiz.
Gece uyanmalarimiz kisa sürlerle azaliyor ama kesintisiz devam ediyor.Bazi geceler sadece 3 -4 kez uyanip emiyoruz bazi geceler neredeyse kesintisiz.Ben yatana kadar birkac kez uyaniyor ben yatinca kokumu alip uyaniyor galiba sonra sabaha kadar süt süt süt.Sikayetcimiyim ,kesinlikle hayir ne Serrayla birlikte uyumaktan ne gece gündüz emzirmekten .Anladimki ikimizde bundan hosnutuz ki yoksa gercekten eziyet olurdu bu emzirme süreci.
Buarada Serra uyandi ve emerek kucagimda uyumaya devam ediyor...Sonra devam etmek üzere zorunlu bir ara veriyorum.
01 Eylül 2009 Salı
Seda'dan Önce...
Bir yandan caya biskuvi banip diger yandan cips yiyip ve ayni zamanda su da icerek yaziyorum.Sunuda eklemeliyimki bizim eve pek cips girmez girsede ben yemem.Bu demek oluyorki durum fena.
Henüz bir bucuk yasina bile girmemis kizim tarafindan tüketilmis bitirilmis bir haldeyim.Noktalama isaretleri falan umrumda degil.Her gün zor geciyor kolay gecen bir gün zaten yok ama bu son bir hafta gercekten felaketti.Üstelik Ilker hafta basinida izinli gecirince 4 gün evdeydi.Bu günlerin sonunda ben bir daha izinli olup evde kalma dedim, o da bir daha izin almamaliyim dedi.O kadar berbat yani.Biz nasil anne babaysak artik.Birde bunlarla ugrasamicam.
Aslinda ben kisaca sunu söylemek istiyorum:BANA BU TATLI KIZIN NERESI YARAMAZ; BAKSANA NE KADAR SAKIN ;SEN BUNAMI BAKAMIYOSUN ,COCUK BÜYÜTMEK ZORDUR HANGI COCUK KOLAYKI DIYEN HERKESE GICIK OLUYORUM.HATTA HEPSINE KAFA GÖZ DALMAK ISTIYORUM VE BUNLARI HERDUYDUGUMDA ICIMDEN GAYET GÜZEL KÜFREDIYORUM.
Sevgiler...
(Kardesim geldi, hersey cok daha iyi...)
28 Ağustos 2009 Cuma
31 Temmuz 2009 Cuma
Tatil geldi gecti,geri geldik cok yagmurlar yagdi cok rüzgarlar esti buralarda.Ama bizim tadi damagimizda hala günesli ,aydinlik ,sicak günlerin.Burada hava ne yaptigini bilmiyor.Bir sicak bir soguk gece yorganla yatsak sicak pikeyle yatsak soguk.Hepsi birlikte ortada.Ev yeterince daginik degilmis gibi.Gecen hafta cok sicak bir günün aksaminda kopan firtinada agaclar devrildi,antenler uctu.Pencereler patlayacak ,agaclar eve girecek sandim.Hatta birara Serrayi alip hic pencere olmayan evin kücük antresinde oturdum.Suanda hava cok sicak ve kapali .Haftasonu ise mutlaka kapali olur geleneksel olarak.Biz gezemeyelim diye.Havanin tüm anormalligine ragmen yinede yaz güzel.En azindan karpuz kavun mevsiminin adi yaz.
Serraya gelince oda bu dengesiz havadan ve yasadigimiz bu salak kasabadan nasibini aliyor ne yazikki.Birde üstelik parkimiz kapatilmis, Serraya oynayacak yer kalmamis oldu.Disari cikinca ne yapacagimizi bilemiyoruz.Tabii Serrayla acik havada yürüyüs falan yapmakda imkansiz.Cünki Serra hala pusette oturmakdan nefret ediyor.Genellike eve bir elimde puset bir elimde Serra dönüyordum simdiye kadar ama artik ikisini birden idare edemiyorum.Büyüdü sipa ama huylari hep ayni.16. ayin icindeyiz suanda.Anne,baba,ac, mama,atta disinda cok anlamli kelimeler söylemiyor.Sürekli konusuyor hatta sarki söyleyip oynuyor kendi kendine ama biz anlayamiyoruz henüz cözemedik dilini. Oynamasi o kadar tatli ki benide elimden tutup kaldiriyor müzik duyunca ne yaptigimi büyük dikkatle izliyor.Benim kadar kötü bir oyuncuyu örnek almasi oynak kizimin icindeki yetenegi köreltmez umarim:)Yok yok bu kesin teyzesine cekmis.

